Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Her şeye rağmen hayat devam ediyor

Heybeliada 💕

'

Her gecenin mutlaka Sabahı vardır' demiş Atalarımız.Evet her üzüntüde ve sıkıntılarımızda elbet feraha ulaşılacaktır.Her insanın mutlaka hayatında çeşitli sebeplerle öyle veya böyle sıkıntılar üzüntüler olmuştur.Bazılarımız çabuk atlatır,bazılarımız da aylarca yıllarca etkisinden çıkamaz.Aslında bu insanların yapısıyla ilgilidir.Bazı bünyeler karşılaştıkları sorunlarla  çok çabuk baş edebilir.

Genç yaşında halamı kaybettiğimizde hepimiz çok üzülmüştük fakat dedem kızının bu acısını fazla kaldıramadı ve halamın ölümünün üzerinden 6 ay geçtikten sonra,rahatsızlanarak  hayata gözlerini yumdu,ikisine ve bütün ölenlere de Allah rahmet eylesin....

Bir kadın düşünün elli yaşında eşini kaybetmiş,otuzlu yaşlarda olan oğlunu kaybetmiş daha sonra yine otuzlu yaşlarda olan damadını kaybetmiş ve kırklı yaşlarda diğer damadını kaybetmiş ve en son olarak da on beş yaşında torununun acısını  görmüş...Bunca acı görmüş ve seksen yaşına gelmiş tanıdığım bu kadın,gerçekten takdir…

Doğanın intikamı

Sevgili takipçilerim 27 temmuz 2017 perşembe yaşadığımız fırtına sonrası biraz keyfim kaçtı açıkçası,uzmanların konuşmaları,etrafınız da duyduklarınız insanı ister istemez ümitsizliğe sevk ediyor.Daha önce afetlerle ilgili bir yazı yazmıştım,öyle görünüyor ki;çok sık rastlayacağımız bu olaylar ne yazık ki yazılarıma daha çok konu olacak.
O gün fırtına öncesi hava çok güneşli, aşırı bir yakıcılığı vardı,arkadaşlarla buluşup bize çok yakın olan çay bahçesinde oturup sohbet edelim,bir şeyler yiyelim diye anlaştık,hatta o kadar sıcaktı ki şemsiye altları bile kar etmiyordu.bir saat oldu olmadı hava birden hafiften esmeye başladı,güneş buluta girmiş yakmıyordu artık,hatta hava biraz serinleyince iyi oldu dedik,fakat batı tarafından bir karaltı oluşmaya başlayınca biz hemen kalktık.Arkadaşlar benim evin oraya park ettikleri arabalarına doğru yöneldiklerinde,eve girelim, biraz daha bekleyin,yağsın öyle gidersiniz dedim,zira hava çok daha kötüleşmeye başladı,biz eve girdik 10 dakika geçmeden…

Ayrı hikaye,aynı hüzün 2 (Yaşanmış Hikaye)

Ayşe öğretmen'in komşuları da bu durumdan rahatsız oluyorlardı,.İki de erkek çocuğu olmuştu.Bir kaç defa çocuklarını alarak annesinin evine gitmiş fakat kocası yüzüne gülerek her defasın da onu eve gelmeye ikna etmişti.Kocası hem düzelmiyor hem de boşanmaya razı olmuyordu.

Günlerden pazar, herkesin uykuda olduğu bir sonbahar gecesi kocası yine sarhoş,her zaman yaptığı gibi Ayşe'yi kapı dışarı attı.Ayşe bir süre bekledikten sonra yavaşça içeri girdi.Kocasının sızıp kaldığını fark etti.Daha sonra çocuklarının odasına gidip bir süre onlara baktı ve şuursuzca mutfağa koşarak bıçağı aldığı gibi kocasının odasına girerek onu bıçaklamaya başladı...
Kocası o an ölmüştü,sabaha kadar başında öylece kalakaldı.Gazetelere haber olan Ayşe öğretmen hiç bunları yaşamak ister miydi ? Yaşayacağını bilse bu adamla evlenmek ister miydi?


İki farklı hikaye,iki acı son  hepimizin hayatında rastladığı,duyduğu türden,benim hayatım da etkilendiğim hikayelerden  ikisi.Tabi ki etkilendiğim güzel hikayel…

Ayrı hikaye aynı hüzün 1 (Yaşanmış Hikaye)

Yıl 1958.. Sevda narin,ince yapılı,beyaz tenli,çok güzel bir kızdı,17 yaşına girmişti.İsteyenleri o kadar çoktu ki kafası karışmıştı,bu durum hoşuna da gitmiyor değildi.Babası en sonunda kızını çok yakışıklı olmasa da işi olan,boyu posu yerinde Yusuf'a vermeye karar verdi.Sevda ilk defa istemeye geldiklerinde gördüğü Yusuf'a içi ısındı,kocası olacağı fikri onu heyecanlandırmıştı.

Güzel bir düğünü oldu,Sevda çok mutluydu..Evlerine yerleştiler,Yusuf işe başladı,Sevda da gün boyu evde akşama kadar ev işleriyle uğraşarak,yemekler yaparak oyalanıyordu.Evliliklerinin üzerinden birkaç ay geçmişti.Yusuf Sevda'ya kötü davranmaya başladı.Her yaptığına kızıyor,bağırmaya başlıyordu.İlk tokadını yemeğin tuzunu atmayı unuttuğu için yemişti.Neden bunu yapmıştı anlam veremedi.Artık her yaptığı hata oluyor,arkasından dayak yiyordu.Oysa Sevda ne umutlarla evlendiği bu adamdan hiç bunları yapacağını düşünmemişti.Düşünse evlenir miydi?

Sevda eşinin bir gün düzelmesini beklediği halde evlilik…

Tatil mi? Neresi

Merhaba değerli takipçilerim ✋bugün artık evimdeyim,birkaç günlüğüne gitmeme rağmen sanki nedense bir aydır yokmuşum gibi geldi.Bu gibi durumlar sizlere de oluyordur mutlaka.Bazen de hafta içi olmasına rağmen sanki bugün hafta sonu gibi geldi deriz yada daha yeni görüştüğümüz birine sanki seninle aylardır görüşmedik deriz...Bana göre yaşadığımız durumlara göre muhteşem beynimiz bize bunu hissettiriyor.Benim de hafta sonum dolu dolu geçti,güzel yerler gördüm,tanıdıklarla karşılaştım.Bundan olsa gerek çok uzun süredir evden uzaklaşmışım gibi geldi bana.

Genellikle seyahetlerim de hızlı treni kullanıyorum.Zaman zaman özel aracımızı da kullanıyoruz.Uzun zamandır otobüsle seyahat hiç yapmamıştım.Otobüs yolculuğu nu çokta severim.Yeni evlenip,gurbete çıktığım;Annemlere, memleketime özlem duyduğum o yıllarda otobüs beni onlara kavuşturan bir araçtı.Her bindiğimde mutlaka tekrar o yıllar gözümün önünden geçer.

Biletimi aldım ve yola koyuldum.Artık imkanlar daha fazla sunuluyor insanlara.Belk…

GEZİDEN İZLENİMLER 2

Tekirdağ'dan selamlar,sevgiler

GEZİDEN İZLENİMLER

İSTANBUL
Merhaba değerli takipçilerim sizlere bugün uzun uzadıya bir yazı yazamıyorum, şu anda yoldayım, haftasonunu geçirmek üzere Tekirdağ'a gidiyorum, sizlere yollarda çektiğim fotoğraf ve videolarımı göndereceğim takipte kalın sevgiyle kalın







Mutluluğun tanımını yapabilir misin bana? Bölüm 2

Bilgisayar ve oyun bağımlılığından bizim jenerasyon fazla etkilenmiyor diye düşünüyorum bu konuda aynı fikirde miyiz acaba?Bence zaten bilgisayar kullanımını beceremiyoruz daha da önemlisi başka alışkanlıklarımız var,kitap ve gazete okumak gibi.Hatırlıyorum gençliğimiz de kızkardeşim ile çok fazla gazete ve kitap okurduk,hatta Annem Gazete okurken çok kızardı hatim mi ediyorsun diye,saatlerce okurdum,hakikaten hatim ederdim☺okunmadık sayfasını bırakmazdım.Evlendikten sonra da sabah kalktıktan sonra ilk işim gazete,ekmek almak olurdu,kahvaltı yaparken gazete okumak büyük keyifti benim için.Ne güzel günlerdi..sonra seneler geçti çocuklarım oldu,ben hala gazete alıp okumaya devam,çocuklarıma bakıyorum hiç hevesli değiller,ben annemin aksine aldığım gazeteleri okumaları için ısrar ediyordum,beni kırmamak için bir iki defa gazeteyi aldılar ellerine ama bu sürekli olmadı ne yazık ki,zaten büyüdükleri dönemde bilgisayarlar çıktı ondan sonrada gazete okumanın anlamı kaçtı.İtiraf edeyim maale…

Mululuğun tanımını yapabilir misin bana?bölüm 1

Bugün günlerden mutluluk olsun ☺
Mutluluk çocukluğumuzda kaldı diye düşünmeden edemiyorum. Çocuklukta yaşanılan mutluluğu inanın bir daha elde edemiyorsunuz. Yediğiniz bir dondurma,bir çikolata bile aynı tadı vermiyor.

Bilmiyorum sizin çocukluğunuz nasıldı? Ben mutlu bir çocukluk yaşadım, mutlu olmayı bildim. Mesela Babamın ortaokulda aldığı kol saatini hiç unutmam, severek takmıştım. Yine ortaokulda fotoğrafçılık kolundaydım, fotoğraf makinesi gerekli olmuştu, rahmetli Babama dediğimde, en iyisini araştırıp bana fotoğraf makinesi aldığını da hiç unutmam,hala makinemi saklarım. Şimdiki çocuklar pek öyle gözükmüyor sanırım, her şeyleri var fakat mutsuz tatminsiz çocuklar.

Geçenlerde bir tanıdığım endişeli bir şekilde ilkokul  2.sınıfa geçen oğlundan bahsediyordu,'Anne ben mutsuzum'dediğini. Bilgisayarda çok fazla oyun oynadığını söylediğinde çok şaşırdım. Gelecek nesiller için çok üzülmüş, endişelenmiştim. lise ve üniversite gençlerinde, bu durumda olanlar vardı fakat açıkçası…

Doğa ve İnsan

Evett değerli takipçilerim bugün de aynı şekilde kahvaltımı yaptıktan sonra mutfağımı toplayıp yazımın başına oturdum,diğer işlerimi yazım bitince yaparım nasılsa.Öncelikle dün blog açtığımı duyurduğum arkadaşlarımdan gelen çok büyük desteğe tekrar burdan ayrı ayrı teşekkür ediyorum,ayrıca çok sevgili çocuklarımında büyük desteği oldu,sizleri seviyorum  iyiki varsınız❤

Dünkü şiddetli yağmur ve fırtınadan sonra bugün güzel güneşli bir gün,sanki dün hiç felaket yaşanmamış gibi sakin ve sessiz bir hava.Felaket,yaşayanları etkilediğinde felaket oluyor.Bize dokunmadığında alalede bir konu olup söylenip geçiliyor belkide.Dünya varolduğu günden beri,insanoğlu doğanın gücü karşısında  çaresiz ve güçsüz kalıyor.Eski çağlarda çok Tanrılı dinlerde Tanrıların gazabı diye nitelendirilen bu felaketler günümüzde de Allah cezalandırıyor,Allahın gazabı diye düşünülmekte.Her ne olursa olsun asırlardır Doğa olaylarının afetlere yol açması insanoğlunu ürkütmüştür ve engellenememiştir.Herşeye çare bulan …

Mutlu Olmak İstiyorsan Sevdiğin Şeyi Yap

Sevgili takipçilerim Bugün her zamankinden daha keyifli ve dinç uyandım.Sizlere yazılarımla ulaşıyor olmak beni çok heyecanlandırıyor.İnsanın sevdiği şeyleri yapmasının manen güç verdiği bir kez daha ispatlar nitelikte.Umarım sizlerde sevdiğiniz şeyleri yapıyorsunuzdur.

Aslında ne yazmam gerektiğini ilk yazımdan itibaren düşünmeye başladım.Çok konu,çok olay vardı sizlerle paylaşacağım.Acaba hangi konuyu öncelikle yazsam derken,bilgisayarımın başına oturduğumda kendiliğinden gelişti.Evet insanların mutlu olması için sevdiği işleri,sevdiği şeyleri yapması çok önemliydi.Bugünkü yazım işte bu dedim.Bizi mutlu veya mutsuz eden hayatımızdaki bu önemli unsuru atlamamalıyım diye düşündüm.😊
Aile akraba ilişkilerinde,okul hayatında,iş hayatında ikili ilişkilerde kendi mutluluğunuz mu yoksa karşı tarafın mutluluğumu bunu hiç düşündünüz mü?Çevremi gözlemlediğimde genelde insanların, karşısındaki insanı mutlu etmek için çaba verdiğini görüyorum.Evet karşınızdaki insanı mutlu etmek güzel bir davr…

Heyecan ve umut

Merhaba,blog yazmayı hep düşünmüşümdür fakat bugüne kısmetmiş.50 yaşındayım ve ilk bloğumu yazıyorum,en azından deniyorum.Başarılı bulunur yada bulunmaz.Önemli olan adım atmam ve bunu gerçekleştiriyor olmanın mutluluğu.Lise yıllarında Edebiyat öğrencisiydim çok güzel kompozisyonlar yazardım.okulda başarılı sonuçlar aldığım için,Edebiyat Öğretmenimiz beni kompozisyon yarışmalarına sokardı.Fkat gel gör ki 50 yaşıma geldiğimde imla kuralları uygulama dahil yazı yazmada köreldiğimi fark ettim.Umarım blog yazarak bunu tekrar kazanacağım.

Öncelikle kendi yaşadıklarım da dahil çevremde yaşanılan tecrübeleri okuyucularıma aktarmak, naçizane öğütlerde bulunmak istiyorum.Hayatı yaşanılır mutlu kılmak için neler yapılabildiğini,mutluluğu yakalamanın kolay,bir o kadarda zor olduğunu yazmak istiyorum
Aslında İnsan hayatında o kadar çok konu var ki,kısacası yazacaklarım sadece biz ve yaşam.
Önerilerinize ve eleştirilerinize açığım
Mutlu kalın,hoşça kalın ☺