Ana içeriğe atla

Her şey Beyinde bitiyor!



Merhaba sevgili takipçilerim,10 günlük bir aranın ardından sizlerle tekrar görüşmek ve tekrar yazmaya başlamak çok mutlu etti beni,açıkçası sizleri ve yazmayı özlemişim...
Bugün sizlerle hepinizin çok karşılaştığı,günlük hayatı sıkıntıya sokan,belki zaman zaman kendinizin de yaşadığı takıntıları ele almak istedim,takıntıyı;kişiyi rahatsız eden,tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler,duygu ve dürtülerdir diye tanımlayabiliriz,hastalığa psikiyatride obsesif bozukluk adı verilir,kişi bunların normal olmadığını kabul eder fakat zihninden atamaz

Uzmanların söylediği;Aslında her takıntı bir hastalık değildir,bunları senelerce sürdüren insanlar vardır,eğer kişi günlük hayatında,iş hayatında ve sosyal çevresinde sıkıntılar yaşamaya başlıyorsa o zaman psikiyatrik tedavi gerekir.

Araştırmalara göre takıntı hastalığı olanların Ahlaki değerlere ve kanunlara bağlı insanlar olduğu ispatlanmış.Hatta antisosyal insanların beyinlerinin,takıntı hastalığı olanların beyinlerinden farklı bulgulara rastlanıldığı söylenmiş.
'Takmış kafaya,dinlemiyor beni,illa böyle olacak diye tutturmuş' diye serzenişte bulunan ve durumdan rahatsız olan erkek ve kadınları etrafımızda zaman zaman duymuşuzdur.
.
Geçen gün bir arkadaşım sohbet esnasında misafirlerinin geldiğini,arkadaşının otururken,arkasındaki tablonun,yamuk duruşuna taktığını,gözünün sürekli orada olduğunu anlattı.Ne kadar sıkıntılı öyle değil mi?Sürekli beyniniz orayla meşgul,belki arkadaşınızla muhabbetinize konsantre bile olamıyorsunuz.Bir başka arkadaşımda; girişte yollukların aynı hizada olması gerektiğini,her defasında düzeltmekten yorulduğunu.Bu yüzden eşi ve çocuklarına ikaz edip artık onlarında bozulan yollukları aynı hizaya getirdiğini söylerdi hep.Acaba eşi ve çocukları bu durumdan memnunlar mı?

Yıllar öncesi ilkokul çağlarında orta kattaki kiracımızın eşi (çok sevdiğimiz kiracılarımızdan birisiydi)Annem hala görüşür,eve ekmek aldığında ekmeği suyla silerek tüketirdi,benim o zaman çok ilgimi çeken bu hareketin takıntı olduğunu yıllar içinde anlayabilmiştim.
Rahmetli dedem çeşmenin başına dikilir saatlerce pantolonunu silerdi.o yıllarda sokaklarımızda çeşmelerden bol sular akar,içilirdi de.Her gün dışarı çıktığında bunu yapan dedem,oysa ne kadar temiz ve mis kokardı yanımızda,tertemiz pantolonunun,temiz olduğuna kanaat getirmesi için tekrar tekrar elleriyle baştan aşağı silmesi gerekiyordu sanırım.

Geçenlerde geminin gelmesi için bekleme salonuna geçip oturduğumda,yan koltuğa oturmak için bir bayan geldi elindeki peçeteyle koltuğu sildi,tekrar başka bir peçete çıkartıp tekrar sildi,artık temiz olduğuna kanaat getirdi ki koltuğa oturdu.Sanki onca insan pis koltuğa oturdu da,bir tek o temiz koltuğa oturdu.Sürekli bu hareketi her yerde yapmak çok sıkıntılı olsa gerek....Ne kadar çok fazla karşılaştığımız,hepimizin yaşadığı bu tür davranışlar,hayatımız da çok fazla yer etmekte,belkide çok sıkıntı çektiğimiz fakat çokta umursamadığımız davranışlar.

Zaman zaman benim de takıntılarım olmadı değil,fakat beni rahatsız edici olmaya başladıklarında bırakmaya çalışır daha az yapmaya gayret ederdim.Örneğin dışarı çıktığım zaman sular açık mı? ütü fişte mi? ocak açık mı? diye düşünür geri döner tekrar kontrol ederdim,şimdi evin içinde kontrol edip,baktım her şey yolunda tekrar bakmaya gerek yok diyorum ve geri dönüp tekrar bakmıyorum.

Bana göre kendisini ve karşısındaki kişiyi canından bezdiren takıntıları varsa bir insanın,tedavi edilmesi gerekir,insanın hayatını yorucu ve çekilmez kılması her halde kimsenin istemediği bir şeydir.Zihnimizin bize yaptığı oyunlar,uzmanlar bunun üzerine gitmemiz gerektiği ve yardım almamız gerektiğini söylüyorlar.Uzmana gitmeden,öncelikle insanın kendisi çözümlemesi,olmuyorsa yardım alması en iyisidir.Her zaman söylerim ve kabul edilmiş hep bilinen bir şeydir bu aslında,her şey beyinde bitiyor,kendi kendimize birçok  şeyi telkin yoluyla engelleyebiliriz.

Sevgili takipçilerim umarım sizlerin kendi hayatınızı ve çevrenizdekilerin hayatını bezdirecek bu tür takıntılarınız yoktur varsa biran önce kurtulmanızı temenni ederim,eğer  yoksa gerçekten çok şanslısınız demektir.☺
Takıntısız güzel günler dileğimle,hoşcakalın ❤



Yorumlar

  1. Ne kadar dolu dolu ve yararlı bir yazı. Takıntı hastalığı olan tanıdığım kişiler oldu. Gerçekten hem takıntı yapanı, hem de yakınlarını irite eden bir durum.
    Ben olayları takan cinstenim. Yardım alıyorum. O nedenle kontrol edebiliyorum artık.
    Sizin beni takip ettiğinizi mail yoluyla öğrenince hemen tanımak istedim. Tanıştığımıza sevindim. Yayın ve yorumlarda görüşmek üzere. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımı yararlı bulduğunuz için teşekkür ederim,takıntınızı kontrol edebildiginize sevindim.Her zaman görüşmek üzere,Sevgiyle kalın :)

      Sil
  2. bende takıntılı bir insanım maalesef ben de psikolojik yardım alıyorum sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun.İnşallah en kısa zamanda atlatırsınız..Sevgiler

      Sil
  3. Ah benim küçük oğluşumda var ne yazık ki. Aslında takıntılarını nispeten idare ediyordu da tiklerle birleşince ilaç kullanmaya başladı. Belki yaşı ilerledikçe kendini kurtarır ilaçlardan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun.Yaşı ilerledikçe sıkıntılarıyla başetmesini ögrenecek daha kolay aşacaktır merak etmeyin.Çevremde gözlemlediğim kadarıyla sizin oglunuzunda düzeleceğini umut ediyorum...Sevgiler

      Sil
  4. Yazdıkların ne kadar doğru ve aydınlatıcı olmuş.
    Benimde çevremde takıntısı olanlar var.Takıntılarını kabul edip bunları düzeltmeye çalışmak en doğrusu.
    Kalemine sağlık canım 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok Teşekkür ederim.Takıntı hepimizin sıkıntısı.Az yada çok hepimizde var.Önemli olan en az zararla kurtulmaya çalışmak :)

      Sil

Yorum Gönder

YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM, EN KISA ZAMANDA CEVAPLAYACAĞIM.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Komşularımız her şeyimiz

Merhaba dostlar öncelikle belirtmeliyim ben bu blog dünyasını çok sevdim.Yeni güzel şeyler öğreniyorum. Güzel yazılar okuyorum.Yazanların, emek verenlerin ellerine kollarına sağlık. Blog yazılarına yorum yapmak, blog yazılarıma yorum almak, iletişim içinde olmak çok güzel bir duygu. Bunu belirtmeden geçemedim 😊


Geçenlerde arkadaşımla telefonla konuşurken konu birden komşuluk konusuna geldi. Arkadaşım Edirne'de bayramda başından geçen bir olayı anlattı. Gözlerim doldu onu dinlerken...
Ramazan bayramında eşiyle birlikte, yeni taşındığı apartmanda karşı komşusu olan ve yalnız yaşayan yaşlı amcayla bayramlaşmak için  uğramışlar. Adamcağız onları içeri almış, şeker ikram etmiş. Çok sevinmiş, çok duygulanmış 'Senelerdir bayramlarda kimsenin kapısını çalmadığını ilk defa onların uğradığını' söylemiş.
Arkadaşım bu cümleden sonra, ağlamamak için kendisini zor tuttuğunu amcaya çok acıdığını söyledi..
Bir arkadaşım yeni taşındığı apartmanında karşı komşusunu 1 sene sonra tanıdığını…

Minimalist Yaşam

İstanbul'da dün akşam çektiğim,zamansız çiçek açmış ağaç  Gece çekim 






Merhaba blog okurlarım bu gün hava yazdan kalma dediğimiz türden günlük güneşlik.Kışı yaşadığımız şu günlerde maalesef  kurak gidiyor.Bu gün yine hâlâ kar yok 😢  Daha etkili su ihtiyacı yağmurdan ziyade,kar yağışından karşılanır...

Kütahya'da çarşının ortasında,sesleri takip ederek buldum.Çam ağacının içinde cıvıldayan serçeler. O kadar çok ses çıkarıyorlardı ki ☺



Uzun bir süre önce,yazılarımı takip eden değerli bir arkadaşım bana minimalizm hakkında yazmamı önerdi.Kırar mıyım onu ☺❤ Bugün (30 Ocak) hadi yazayım diye oturdum bilgisayarımın başına...

Oturdum oturmasına da bir türlü yazımı tamamlayamadım.Taslak halinde beklerken dün (5 şubat) Diksiyon kursunda  değerli  hocam da minimalizmden bahsedince 'Ben bu konuyla ilgili yazmaya başlamıştım,taslak halinde bekliyor.Hiç bir şey tesadüf değil ' diyerek  hocama yazımdan bahsettim. Açıkçası yazıp yayınlamalıyım artık diye düşündüm.☺ Hocamın pozitif en…

Gelibolu (Gallipoli)

Merhaba sevgili blog sever dostlarım; Mart ayında olduğumuz şu günlerde, huzurlu bir şekilde vatan dediğimiz bu topraklarda oturmamız için  canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi yad etmeden geçemeyeceğim. Bu yıl 18 mart Çanakkale zaferinin 103. yıl dönümü. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.. Çanakkale savaşı  Osmanlı Devleti ile İtilaf devletleri arasında Gelibolu yarımadasında kara ve deniz savaşları şeklinde gerçekleşen savaştı. 1. Dünya savaşı içindeki en kanlı bölümü olarak bilinir.Türk'ün sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihin en parlak sayfasıdır.Mustafa Kemal paşa bu savaşta Conkbayırı, Anafartalar ve Arıburnunda görev yapmıştır. 18 mart 1915 senesinde kazanılan deniz zaferiyle Mehmetçiğimiz Nusret mayın gemisiyle düşmanı denize dökerek tarih yazmıştır. Ruhları şad olsun... Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı cephelerinde 253 bin askerimizin kahramanca çarpışıp şehit düştüğü bu savaşta Mehmetçik 'Çanakkale Geçilmez ' dedi. Mustafa Kemal Atatürk askerlerine …

Objektifimin Gözüyle Doğa

Merhaba değerli blog sever dostlar; Bugünlerde havalar güzel gidiyor. Yağmur yağıyor arkasından güneş yüzünü gösteriyor. Doğa fotoğrafları çekmeyi çok seviyorum. Fotoğrafçılık ortaokul yıllarından beri sevdiğim bir alan. Rahmetli babamın aldığı fotoğraf makinesiyle sadece okul yıllarında çekimler yapmıştım.  Şimdi tekrar daha bir istekle  fotoğraf çekme hobimi  gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. :) Yeni bir makina aldım. Hafta sonu ve bugün çektiğim resimleri sizlerle paylaşıyorum. İçlerinden en beğendiğiniz 4 resmi yorumda belirtirseniz sevinirim.  ☺ ❤ 4 fotoğraf la fotoğraf yarışmasına katıldım 😊   En çok beğenilen fotoğrafı instagramda yayınlayacağım.
Pazar  günü çektiğim fotoğraflar: 
İSTANBUL ❤ Cadde bostan sahil 
1)

2) Karşıda adalar gözüküyor 

3)


4)


5)

6)
Bunlar da bugün çektiğim fotoğraflar:
Kalamış moda sahili.

7)



Mahallemizde Manolyalar açtı. Kokusu mahalleyi kapladı :)
8)

9)

10)

11)


12)







13)