Ana içeriğe atla

Dikkat, Fomo Olabilirsiniz !





Merhaba blog sever dostlarım;
 Geçen gün kursta  hocamız ,'sağ olsun bizimle yine çok güzel  bilgiler paylaştı.Teneffüs saatlerinde de değerli hocamız ve arkadaşlarımla sohbetlerimiz çok keyifli geçiyor. Üstelik yeni şeyler öğrenip sizlerle paylaşacağım konular oluşuyor☺
Geçen gün öğrendiğim ve hocamın da yazmamı istediği fomo nedir ondan bahsedeceğim biraz.
Kimbilir çoğumuzun çevresinde,yakınlarında bu hastalık mevcut.Belkide biz fomoyuz da hasta olduğumuzdan haberimiz yok.😞
Sürekli sosyal medyayı kontrol ediyor,facebooktan çıkıp twittere oradan instagrama mı giriyorsunuz? İnternete girmediğiniz zaman huzursuz mu oluyorsunuz? Cevabınız evetse fomo hastalığına yakalanmış olabilirsiniz...
Daha emin olmak için yazdıklarımı okumaya devam edelim😊


Fomoyu daha da geniş açıklarsak kişilerde oluşan gündemden geri kalma korkusu,gelişmeleri kaçırma korkusu diye söyleyebiliriz.Bu tarz bir korku insanın kontrol duygusuyla ilgili bir korkudur.İnsanın psikolojik bütünlüğü bozulunca korku oluşur.Uzmanlar tedbir alınmazsa bu hastalığın insan geleceğini dahi etkiliyebileceğini söylüyor...



Fomo ayrıca bağımlılık derecesinde İnternet   kullanma durumudur.Sanal bir hastalık, medya bağımlılığı diyebiliriz.Uyuşturucu,sigara,içki bağımlılığı gibi insana zarar veren ve esir alan bir bağımlılık.Uyuşturucu gibi kişinin bilinç kontrolünü bozuyor ne yazık ki.Bir kere fomoya yakalandınız mı bırakması güçleşiyor...

Sanal ortamda bulunmayınca kişi kendini rahatsız hisseder.Facebookta  fazla beğeni almak ister yada twitterde yazdıkları  retweet yapılsın ister.Facebookta fazla beğeni alamamaktan endişelenir,kendini kabullenilmemiş hisseder.Bu kişiler sürekli haberleri,sosyal medyada olup bitenleri okurlar ve olanları kaçırmaktan korkarlar.Kendileri de sürekli yazma,konum bildirme,resim ve bilgi paylaşmadan duramaz.Beğenilme ve onay alma durumlarını en üst seviyelerde,yoğun bir şekilde yaşar. .



Genç nüfusun çoğunlukta olduğu ülkemizde daha çok görülüyor. Türkiye bu açıdan riskli bir ülke.Daha çok z kuşağında ve erkeklerde görülüyor.Z kuşağını bilmeyen okuyucularım önceki yazılarımda(x,y,z sen hangi kuşaktansın?)açıkladım.Bulup okuyabilirler.Mükemmelliyetçilerde ve kendine güveni olmayanlar da görülme olasılığı fazla.Fazla bağımlı olan kişiler ileride psikiyatrik bir sendroma yakanabilirler.Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bununla ilgili bir bölüm açılmış ve bununla ilgili bir oda ayrılmış.Hastalar buraya yatırılıyor.Durum gerçekten de sanılandan çok ciddi ne yazık ki.

İnternette bir şeyleri kaçırmamak istiyor,kaçırdım korkusuyla baştan sona bütün her şeyi gözden geçiriyorsanız ve bunun saçma olduğunu bilip engel olamıyorsanız yada telefonu elinizden bırakamıyorsanız  bir uzmandan yardım almanız gerekebilir. Mazallah daha kötü sonuçlar yaşamayalım.Fomo eğer tedavi edilmezse kaygı bozukluğu ve depresyon gibi bir çok hastalığa yol açabilir.

Çok öncelerden ilk defa başıma gelmişti,çok da yadırgamıştım.Şimdi sanki bu tarz durumlarla daha fazla karşılaşıyoruz.Küçük bir mağazaya girdim.Mağazanın sahibi bayanın elinde telefon,başımda bekliyor.Güya benimle ilgileniyor fakat bir yandan da telefonun tuşlarıyla oynuyor.Bir şey soruyorum cevap veriyor,tekrar telefonununa dönüyor.Tabi bir şey almadan çıktım.Sanıyorum  böyle yaparak müşteri de kaybediyordur.Kesinlikle  çok zor bir durum...


Bu kadar gerçekten ciddi boyutlara varabilecek bir hastalıktan bahsettik.Peki fomoya yakalanmamak için ne yapabiliriz.Öncelikle internetten kopup dışarı çıkmalı,dolaşmalıyız. Arkadaş gruplarımızla daha sık beraber olmalıyız.Doğa yürüyüşleri gibi aktivitelere de  katılabiliriz.Değişik hobiler edinmek de fayda sağlayabilir...

Uzmanlar diyor ki; tuvalette internete giriyorsanız sorun değil fakat internete girmek için tuvalete kaçıyorsanız,işte sorun başlamış demektir.Artık ne yazık ki fomoya yakalanmışsınız demektir...
Bir yazımda bahsetmiştim.Yine uzmanların söylediği gibi;bilgisayar başında vücut selatonin mutluluk hormonu salgılıyor bu da insanın artık hiç bir şeyden zevk almamasına yol açıyor.Bunun sonucunda da  hayatımızda aklımıza gelebilecek  her türlü zararı verebilir.Uzmanların uyardığı bu nokta da göz ardı edilmemeli diye düşünüyorum..






Bir tanıdığım İstanbul Anadolu yakasından Avrupa yakasına arkadaşına ziyarete gitmiş. Bilirsiniz trafik nedeniyle İstanbul'un bir yakasından bir yakasına geçmek zordur.Neyse sohbet edilirken,evin kızı çay doldurmak için mutfağa gitmiş.Arkadaşım bekledik bekledik çay getiren yok,kafamın tası attı dedi. Artık dayanamamış "Kızım çayı getireceksen getir taa nerelerden geldim,ben kalkıyorum"diye mutfağa doğru bağırmış 😊 Meğerse evin kızı telefona dalmış,çayı koymayı unutmuş .Annesi çok mahçup olmuş tabiki...
Kimbilir sizlerin de karşılaştığı ne hikayeler vardır?



Bizim gençlik zamanlarımızda internet olmadığı için sosyalleşmemiz çok kolaydı ve (Arkadaşlarımızla,komşularımızla,akrabalarımızla)çok da güzel günler geçirdik.Şimdi  anneler,babalar hep çocuklarının dışarıya çıkıp sosyalleşmediğinden yakınıyorlar.Çoğu tanıdığımdan duyuyorum.Çocuklarının odalarından gün boyu çıkmadıklarını,bilgisayar başından kalkmadıklarını  endişeyle bahsediyorlar....

Yazımı okuyan gençler kendinizi bu kadar kaptırmayın.En azından internete bir saat belirleyin,onu aşmayın.Kendinize engel koyun.Bunun için zorlayın.Gelecek sizin elinizde😊 Hayatı mutlu dolu dolu yaşamak varken,geleceğiniz neden kötü olsun ki ? Kendinize ne kadar zarar verdiğinizi ,durun bir düşünün derim.Güzel günler sizlerin olsun...

Fomosuz günler..Sevgiyle kalın 💕


Yorumlar

  1. Bu dönemde yakalanmamis olan var mi merak ediyorum��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız internet çok fazla esir alıyor hepimizi fakat en az zararla atlatmamız gerekiyor sanırım.Bir yakınım destek aldı kurtuldu 😊 İnternet kullanırken eskisinden daha dikkatli.

      Sil
  2. Büyük Blog Takip Etkinliğinden Geldim. Sizi de Beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün sosyal hesaplarınızda Takipteyim 😊

      Sil
  3. Az veya çok hepimizde var diye düşünüyorum acı ama gerçek denge işte dengesiz olmak hayatın her alanında sıkıntılara neden oluyor paylaşmanıza sevindim.

    YanıtlaSil
  4. Atalarımız azı karar çoğu zarar demişler.Önemli olan dengeyi bulmak.İnternet hayatın içindeyken tamamen bırakmak olmaz zaten,böyle bir gerçek var.Doktorlar da tümden bırakın demiyor.Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
  5. Çok doğru ve güzel bir konuya değinmişsin gerçekten teknoloji ve bu internet büyüdükçe artık gençlikte yeni nesilde bağımlı olarak büyüyorlar çok acı verici bir durum hele ki şu son zamanlarda haberlerde dinleyip gördüğüm olayları gördükçe daha çok üzülüyorum birde bu mavi balina diye bir oyun sarmış tüm dünyayı en son bu akşamki haberlerde gördüm bu oyun yüzünden kendini öldüren bir çocuğu gördüm gerçekten çok vahim bu konu da en çok ailelere iş düşüyor rabbim tüm gençlerimizi korusun dilerim daha sağlıklı ve güzel yeni nesiller yetişir ...bende ama yazmışım 😀😊çenem düşmüş 😀emeğine ellerine sağlık çok faydalı ve güzel bir yazı olmuş canım benim sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim ne demek uzun yazmakla çok iyi yaptınız.Amin bütün çocuklarımıza Allah yardım etsin,onları bu sıkıntılı durumdan kurtarsın.Teşekkür ediyorum.Sevgiler😊

      Sil
  6. Merhaba, yazınız için teşekkürler. Blog yazarlarının sosyal paylaşım ve buluşma noktasına sizleri de bekleriz. Böylelikle içeriklerinizi diğer blog yazarlarına tanıtabilir ve diğer blog yazarlarıyla kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz. İyi çalışmalar. http://blogworld.com.tr.ht/

    YanıtlaSil
  7. Bişi dicem galiba ondan bende de var Omg!😵

    YanıtlaSil
  8. Dikkat et canım,bağımlı olmamaya çalış.Hepimiz aynıyız aslında,sadece abartmayalım.Sevgiler😊

    YanıtlaSil
  9. Sosyal medya hesaplarını kapatarak işe başlamak en güzeli. Sabah haberlerde vardı. Araçta internet kullanımı nedeniyle %23 kazalar artmış. Her şeyin suyunu çıkarmakta üstümüze yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum.Her şey de böyleyiz, işin cılkını çıkartıyoruz.Kararında kullanabilsek hiç bir sorun olmayacak aslında..

      Sil
  10. Azı karar çoğu zarar sözü ne kadar doğru :) eskiden bende gündemi kaçırıyor korkusu vardı facebook'tan çıkmazdım ama sonra sıkıldım sanırım kaygısız oldum :)) artık pek takmıyorum. İnternet bağımlısı var ama. Blog olsun, arada oyun olsun öyle işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog yazmak ve okumak bir uğraşı bir iş insanlar güzel şeyler öğrenip,paylaşıyor.Oyun sanki boş geliyor bana,sanki daha tehlikeli. İnterneti tamamen bırakmak çok güç,sadece olabildiğince azaltmamız gerekiyor.Hayatımızı etkilemesine izin vermeyelim yeter ki 😊

      Sil
  11. Henüz olmadigimi düşünüyorum.Ama yeni nesilin hepsi bu hastalikla buyuyo ne yazikki.Yazdigin gibi odalarindan cikmadan sanal dunyada yasayan genclerimiz var onlar adina üzülüyorum.Anne babalar bu konuda hicbirsey yapamıyorlar ne yazikki🤗😔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yakınımın oğlu lisede,şu anda ilaçla tedavi görüyor😔 O kadar çok genç var ki çevremizde bu durumda olan.Başka bir çözümü olmalı belkide bilemiyorum...

      Sil
  12. Güven duygusunun kaybına karşılık başka şeylerle doldurma duygusu.. İnternet, uyuşturucu gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanıyorum dediğiniz gibi güven duygusu gibi kaybolan başka duygularında yerini internet veya başka materyaller dolduruyor.Önlem alınmalı diye düşünüyorum.Bu çocuklarımıza yazık olacak..

      Sil
  13. ya herkes fomo ki, bir saat boyunca instasına veya feysine bakmayan yok kiii. çok keyifli bişi bu. bir hastalık değil tabii ki. yani nete bakmak için işine gitmiyorsa veya derse girmiyorsa ya da uyumuyorsa olabilir belki de bu kadar yok çünkü insanlar ya öğrenci ya çalışıyor, fomo olanlar belki sadece ne bileyim belki işte, belki çalışmayan veya öğrenci olmayan evde oturan bütün gün evden çıkmayanlar olabilir yani. bütün gün dizi izlemek gibi bişi. yani fomo çok az olmalı. ama internetsiz olmak kötü tabii. internet hayata büyük kolaylık getiriyor. çok mutluluk verici bişi yaa. kolaylaştırdı hayatı, yemek getirt, alışveriş yap, bilet al. ne güzel insana boş zaman sağlıyor bol bol. net bize boş zaman sağlıyor ve biz de işte doğaya tatile gidebiliriz ne güzel yaaa. ayrıca, göremeyeceğimiz arkadaşlar, akrabalarla konuşabiliyoruz hem de görüntülü. yaşasın fomoluk. bence çok faydalı ve olumlu bir hastalık. hepimize öğütleriiim :)

    YanıtlaSil
  14. Tabiki internetsiz olmaz,onu nasıl kullanırsan kişiye o şekilde geri döner.İyi yönde kullanırsan faydasını görürsün.(Alılveriş,bilgi alma gibi)
    Kötü yönde kullanırsan zararını görürsün.(Vaktini alırsa,sevdiklerinle muhabbetin kesilmişse,işlerini yapmaya engel oluyorsa)
    Fomo hastalık ama zararını faydaya çevirirsek o Fomo olmaz,ona başka bir isim bulalım Deepciğim ne dersin 😊 Sevgiler

    YanıtlaSil
  15. büyük blog etkinliğinden geldim
    bizdeki yazıyı sayfanın alt kısmına kendi linkinizi de ekleyerek paylaşın ki takipçileriniz artsın
    sevgiler

    YanıtlaSil
  16. Bu durumda hepimiz az biraz Fomo yuz galiba😊Çok abartmamak lazım tabii..Belli bir doz da bırakmak en iyisi 😊Güzel bir bilgilendirme olmuş sağol canım 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanıyorum galiba hepimizde var biraz.Dozu ayarlayabilirsek sorun yok.Rica ederim.Yorumun için ben teşekkür ederim 😊

      Sil
  17. Ben de omo olsun diyeyim:))) bağımlı olduğumu düşünmüyorum ve bana katkısı çok güzel şeyler oldu .Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkısı olduysa çok güzel 😊 Biz blog yazarları omoyuz 😃'Omo olmak güzeldir'diyelim o zaman.Sevgiler😊

      Sil
  18. Herkes oldu bence, çocuklar belki bir tık fazla ama biz de hiç geri kalmıyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukların,gençlerin işi zor Handan Hanım,en azından bizim boş vaktimiz çok.Onların daha çook yapacağı işler var.İnternetlerde vakit harcamasınlar..Sevgiler😊

      Sil
  19. Teknoloji ilerledikçe yeni yeni bağımlılıklar ve hastalıklar çıkıyor ortaya :(

    YanıtlaSil
  20. Teknolojinin ilerlemesi bir taraftan iyi bir taraftan da kötü sanırım.Yeni bağımlılık ve hastalıkların çıkması çağımızın bireyleri için şanssızlık maalesef:(

    YanıtlaSil
  21. Az veya çok hepimizde var bu sorun diye düşünüyorum. Genç yaşlı çok da fark etmiyor. Çok fazla meraklı bir toplum olmamızdan kaynaklı sanırım :) Herkesin herşeyini merak ediyoruz :) Çok yazık ediyoruz aslında. Zihinler çöp tenekesine dönüyor sadece başka bir şey değil :( En çok da gençlere yazık oluyor maalesef. Çok faydalı bir yazı olmuş. Tebrikler :)

    YanıtlaSil
  22. Çok teşekkür ederim.Aslında ciddi bir konu.Kendimizin ve sevdiklerimizin daha kaliteli,sağlıklı bir yaşam için dikkatli olmamız konusunda nacizane ufak bir hatırlatma yapmak istedim.Sevgiler

    YanıtlaSil
  23. Sanırım bende bağımlıyım uzak kalamıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çağımızın hastalığı sanırım.Tamamen kaçmak mümkün değil.Sevdiklerimde bile var😔 Kendimize zarar vermezsek sorun Yok.sağlığımız her şeyden önemli dikkat etmemiz kendi faydamıza diye düşünüyorum.Kendinize iyi bakın.Sevgiler😊

      Sil
  24. Hiç bir sosyal medya hesabım yok, önceden vardı çok zamanımı harcadığından kapatmıştım hepsini. İyiki de kapatmışım ya 😊
    Ama bu sıralar da yorum kontrol etme hastalığı başladı bende. Her gün bloga yorum gelmiş mi diye kontrol ediyorum, o da fomodan sayılıyor mu 😅
    Emeğinize sağlık bilgilendirici ve güzel bir yazı olmuş , sevgiler 💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok o fomodan sayılmıyor:) Tabi ki yorumları hepimiz kontrol ediyoruz.İnsanın zamanını en çok sosyal hesapları alıyor, iyi ki kapatmışsınız.Kontrolü kaçırdığımız an fomo olma ihtimali var.Açıkçası ben de çok korkuyorum.Dikkat ediyorum.Sevgiler :)

      Sil
  25. aslına bakılırsa çok sevdiğim bir şey değil face alan. İnsanların ne kadar bencil olduğunu görmek beni rahatsız ediyor. Bir tarafta açlıktan ölen çocuklar diğer taraftan yemek ziyafetleri böbürlenmeleri; yediğin senin olsun bir diyeceğim yok ama havan niye? Belli ki havasız kalmış, çok sıkışık.
    Çocuklar için üzücü bir durum özellikle bizim gibi memleketlerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız Halil Bey.Maalesef bizim insanımız gösterişi çok seviyor,karşısındaki insanı düşünmeden paylaşımlar yapıyor.Hamile bir arkadaşım yemek paylaşan diğer arkadaşıyla tartışmış,kırgınlık yaşanmıştı.Olmaması gereken şeyler işte..Çocuklarımızı bu zamanda yetiştirmek çok zor.Allah ailelere yardım etsin..

      Sil
  26. Merhaba büyük blog takip etkinliğinden geldim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz sayfama 😊 Ben de sizi takipteyim. Sevgiler 😊

      Sil
  27. Genç nüfusta maalesef çok yaygın... İnsanlar artık fotoğraf paylaşmak için yemeğe tatile ve konsere gidiyor. Ne acı...
    Blogunuzu yeni gördüm ve takibe aldım
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef internet hayatımızın içinde artık,gerçekten çok acı.Ben de sizi takipteyim.Sevgiler 😊

      Sil
  28. Bazen bilgisayar başında çok zaman geçirdiğim oluyor,bu yüzden kendime kızıyorum.Bu yazı artık bir sınır koymam gerektiğini bir daha hatırlattı,teşekkürler ^^
    Takibe aldım blogunuzu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim,ben de sizi takipteyim :) Faydam olursa çok sevinirim.Sevgiler :)

      Sil
  29. İnternete o kadar bağımlı değilim yazınız için teşekkürler emeğine sağlık

    YanıtlaSil
  30. Çok teşekkür ederim :) Bağımlı olmamanız güzel bir şey.Umarım hiç birimiz bağımlı olmayız :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM, EN KISA ZAMANDA CEVAPLAYACAĞIM.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Komşularımız her şeyimiz

Merhaba dostlar öncelikle belirtmeliyim ben bu blog dünyasını çok sevdim.Yeni güzel şeyler öğreniyorum. Güzel yazılar okuyorum.Yazanların, emek verenlerin ellerine kollarına sağlık. Blog yazılarına yorum yapmak, blog yazılarıma yorum almak, iletişim içinde olmak çok güzel bir duygu. Bunu belirtmeden geçemedim 😊


Geçenlerde arkadaşımla telefonla konuşurken konu birden komşuluk konusuna geldi. Arkadaşım Edirne'de bayramda başından geçen bir olayı anlattı. Gözlerim doldu onu dinlerken...
Ramazan bayramında eşiyle birlikte, yeni taşındığı apartmanda karşı komşusu olan ve yalnız yaşayan yaşlı amcayla bayramlaşmak için  uğramışlar. Adamcağız onları içeri almış, şeker ikram etmiş. Çok sevinmiş, çok duygulanmış 'Senelerdir bayramlarda kimsenin kapısını çalmadığını ilk defa onların uğradığını' söylemiş.
Arkadaşım bu cümleden sonra, ağlamamak için kendisini zor tuttuğunu amcaya çok acıdığını söyledi..
Bir arkadaşım yeni taşındığı apartmanında karşı komşusunu 1 sene sonra tanıdığını…

Minimalist Yaşam

İstanbul'da dün akşam çektiğim,zamansız çiçek açmış ağaç  Gece çekim 






Merhaba blog okurlarım bu gün hava yazdan kalma dediğimiz türden günlük güneşlik.Kışı yaşadığımız şu günlerde maalesef  kurak gidiyor.Bu gün yine hâlâ kar yok 😢  Daha etkili su ihtiyacı yağmurdan ziyade,kar yağışından karşılanır...

Kütahya'da çarşının ortasında,sesleri takip ederek buldum.Çam ağacının içinde cıvıldayan serçeler. O kadar çok ses çıkarıyorlardı ki ☺



Uzun bir süre önce,yazılarımı takip eden değerli bir arkadaşım bana minimalizm hakkında yazmamı önerdi.Kırar mıyım onu ☺❤ Bugün (30 Ocak) hadi yazayım diye oturdum bilgisayarımın başına...

Oturdum oturmasına da bir türlü yazımı tamamlayamadım.Taslak halinde beklerken dün (5 şubat) Diksiyon kursunda  değerli  hocam da minimalizmden bahsedince 'Ben bu konuyla ilgili yazmaya başlamıştım,taslak halinde bekliyor.Hiç bir şey tesadüf değil ' diyerek  hocama yazımdan bahsettim. Açıkçası yazıp yayınlamalıyım artık diye düşündüm.☺ Hocamın pozitif en…

Gelibolu (Gallipoli)

Merhaba sevgili blog sever dostlarım; Mart ayında olduğumuz şu günlerde, huzurlu bir şekilde vatan dediğimiz bu topraklarda oturmamız için  canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi yad etmeden geçemeyeceğim. Bu yıl 18 mart Çanakkale zaferinin 103. yıl dönümü. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.. Çanakkale savaşı  Osmanlı Devleti ile İtilaf devletleri arasında Gelibolu yarımadasında kara ve deniz savaşları şeklinde gerçekleşen savaştı. 1. Dünya savaşı içindeki en kanlı bölümü olarak bilinir.Türk'ün sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihin en parlak sayfasıdır.Mustafa Kemal paşa bu savaşta Conkbayırı, Anafartalar ve Arıburnunda görev yapmıştır. 18 mart 1915 senesinde kazanılan deniz zaferiyle Mehmetçiğimiz Nusret mayın gemisiyle düşmanı denize dökerek tarih yazmıştır. Ruhları şad olsun... Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı cephelerinde 253 bin askerimizin kahramanca çarpışıp şehit düştüğü bu savaşta Mehmetçik 'Çanakkale Geçilmez ' dedi. Mustafa Kemal Atatürk askerlerine …

Objektifimin Gözüyle Doğa

Merhaba değerli blog sever dostlar; Bugünlerde havalar güzel gidiyor. Yağmur yağıyor arkasından güneş yüzünü gösteriyor. Doğa fotoğrafları çekmeyi çok seviyorum. Fotoğrafçılık ortaokul yıllarından beri sevdiğim bir alan. Rahmetli babamın aldığı fotoğraf makinesiyle sadece okul yıllarında çekimler yapmıştım.  Şimdi tekrar daha bir istekle  fotoğraf çekme hobimi  gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. :) Yeni bir makina aldım. Hafta sonu ve bugün çektiğim resimleri sizlerle paylaşıyorum. İçlerinden en beğendiğiniz 4 resmi yorumda belirtirseniz sevinirim.  ☺ ❤ 4 fotoğraf la fotoğraf yarışmasına katıldım 😊   En çok beğenilen fotoğrafı instagramda yayınlayacağım.
Pazar  günü çektiğim fotoğraflar: 
İSTANBUL ❤ Cadde bostan sahil 
1)

2) Karşıda adalar gözüküyor 

3)


4)


5)

6)
Bunlar da bugün çektiğim fotoğraflar:
Kalamış moda sahili.

7)



Mahallemizde Manolyalar açtı. Kokusu mahalleyi kapladı :)
8)

9)

10)

11)


12)







13)